Sayfalar

10 Ocak 2013 Perşembe

Türkiye'de Jazz

Fatih Erkoç diyeceksin biliyorum, deme nolur deme. Fatih Erkoç, jazzı Türkiye'ye yanlış tanıtmış jazzın yüz karasıdır. Yani adam da haklı aslında çıkış yaptığı yıllarda salt jazz yapsaydı dinlenilmezdi, biliyordu. Fakat çizgisinin dışına çıkması da çok basit bir hareket. Sevenleri vardır özür diliyorum bu yüzden onlardan fakat Türkiye'de jazz diyince esprili bir şekilde bana "Fatih Erkoç" demeyin. O, jazz müzik seven bir popçuydu bana göre.

Birsen Tezer, Ceylan Ertem, Jülide Özçelik, Kerem Görsev bunlar jazzcıdır. Türkiye'nin gururla adını söyleyebileceği jazzcılarındandır. Fakat halkın bir kısmı jazz denildiğinde "hani şu erotik filmlerde çalan müzikler değil mi la o?" tarzı tepkiler veriyor ya onu da anlayışla karşılıyorum. Zira jazz, Türk müzik kulağına pek uygun olmayan bir müzik türü. Arkadaşlarım bu yüzden beni "sıkıcı" buluyorlar. Tabii ki jazz dinlediğim zamanlarda. Jazz müzik Türk halkı için "sıkıcı ve itici" bir müzik türü.


Halbuki jazz, İstanbulundur. Herşeyde olduğu gibi jazz da Türkiye için İstanbul'da doğmuştur.

Çok partili dönemlerde Ayten Alpman, Selçuk Sun, Erol Pekcan gibi isimler jazz müzik yapıyordu.
60'lı yıllarda ilk jazz dergisi çıktı falan. Fakat 70'li yıllarda popüler müziğe yenik düştü.

73'ten beri İstanbul Müzik Festivali düzenleniyor bu festivalde jazza önemli bir bölüm ayrılıyor. Ve o dönemde İstanbulu çok önemli jazz müzisyenleri ziyaret ediyor. Bu festival 89'a kadar genişlemeye devam ediyor.


90'lara gelindiğinde Kerem Görsev, Sibel Köse gibi isimlerle tanışıyoruz. Ayrıca İstanbul ve Ankara'da jazz klüpleri kuruluyor. İstanbul’daki Gramafon, Q Bar, Babylon, Jazz Café, İstanbul Jazz Center gibi canlı caz performanslarına yer verilen mekânlar caz dinleyen kitlenin ihtiyaçlarını karşılıyor.



Yani kısaca tarihe baktığımızda belki köklü bir jazz tarihine sahip değiliz ama Türkiye'de bu müziğe olan hayranlık hiçte azımsanacak boyutta değil. Keskin iki uç var Türkiye'de: jazzı çok seven ve jazzı hiç sevmeyen taraf.


İşte bu yüzden her zaman, sevmeyen taraf seven taraf üzerinde etki kurduğundan jazz Türkiye'de sevilmiyor gibi görünüyor. Halbuki jazz festivallerine bakın, önyargılarınızı kırıp en azından bir jazz festivaline gitmenizi öneririm. Jazz biliginizin Fatih Erko'la sınırlı kalmasını istemiyorsanız tabii.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder